Ne Oldu?
Yıldız Teknik Üniversitesi bünyesindeki CASMarine İnsansız Su Altı Sistemleri Takımı, deniz araştırmaları ve su altındaki endüstriyel çalışmalar için geliştirilen yapay zekâ destekli otonom insansız su altı aracı Velaryon 2.0’ı tanıttı. Gelişme, 27 Temmuz 2026 tarihinde kamuoyuna duyuruldu.
Üniversitenin elektrik-elektronik, makine, bilgisayar, gemi inşaatı ve denizcilik alanları başta olmak üzere 11 farklı bölümünden öğrencilerin yer aldığı ekip, aracın mekanik ve elektronik altyapısını disiplinler arası bir çalışmayla hazırladı. CASMarine takımı, insansız su altı sistemleri üzerine yürüttüğü araştırma ve geliştirme çalışmalarını 2016 yılından bu yana sürdürüyor.
Velaryon 2.0’ın gövdesi yerli imkânlarla üretildi. Aracın anakartı, güç dağıtım kartı, batarya yönetim sistemi ve kontrol istasyonu gibi kritik elektronik bileşenleri de takımın mühendislik ekibi tarafından sıfırdan tasarlandı. Takım Kaptanı Adil Cihan Kurt tarafından paylaşılan bilgilere göre aracın yerlilik oranı yaklaşık yüzde 80 seviyesinde bulunuyor.
Batarya ve elektronik sistemlerin ayrı sızdırmaz haznelere yerleştirildiği yeni tasarım, su altında daha güvenli ve kararlı bir çalışma ortamı oluşturmayı amaçlıyor. Aracın ön bölümündeki servo motorlu kamera sistemi, farklı açılardan görüntü alınmasına imkân tanıyor. Elde edilen görüntüler, aracın kontrolü ve yapay zekâ algoritmalarının eğitilmesi için kullanılıyor.
Velaryon 2.0, uzaktan kumandayla yönetilebildiği gibi yapay zekâ destekli görüntü işleme algoritmaları sayesinde otonom olarak da görev yapabiliyor. Sisteme gösterilen belirli görüntüler üzerinden eğitilen algoritmalar, yeterli öğrenme seviyesine ulaştığında aracın çevresindeki unsurları değerlendirerek kendi hareketlerini belirlemesine yardımcı oluyor.
Araçta sekiz motor bulunuyor ve sistem altı eksende hareket edebiliyor. Gövdenin üzerine yerleştirilen yüzdürücü köpük, aracın su altında dengesini korumasına katkı sağlıyor. Bu yapı, dalga ve benzeri dış etkenlerle karşılaşıldığında Velaryon 2.0’ın düz konumuna dönme eğilimini güçlendiriyor.
CASMarine takımının geliştirdiği araç, Norveç’te düzenlenen TAC Challenge yarışmasında dünya üçüncülüğü elde etti. Takım, bu derecenin ardından sistemin yeteneklerini geliştirerek uluslararası yarışmalarda dünya birinciliğine ulaşmayı hedefliyor.
Neden Önemli?
Otonom su altı araçları, insanların erişmesinin zor, maliyetli veya riskli olduğu bölgelerde veri toplamak ve inceleme yapmak için kullanılabiliyor. Deniz tabanının araştırılması, mercan kayalıklarının görüntülenmesi, boru hatlarının kontrol edilmesi ve su altındaki yapıların incelenmesi bu araçların öne çıkan kullanım alanları arasında yer alıyor.
Velaryon 2.0’ın yalnızca uzaktan yönetilen bir robot olmaması, projeyi teknik açıdan daha önemli hâle getiriyor. Yapay zekâ destekli görüntü işleme sisteminin araca entegre edilmesi, su altında karşılaşılan görsel verilerin değerlendirilmesine ve belirli görevlerin insan müdahalesi azaltılarak yürütülmesine imkân sağlayabilir.
Su altındaki iletişim koşulları, kara ve hava araçlarına göre daha zorlu bir çalışma ortamı oluşturuyor. Radyo sinyallerinin su altında sınırlı olması ve görüş mesafesinin değişkenlik göstermesi, bu araçların hareket kontrolünü zorlaştırabiliyor. Bu nedenle aracın kendi çevresinden aldığı görüntülere göre karar verebilmesi, bağlantının sınırlı olduğu görevlerde operasyonel avantaj yaratabilir.
Projenin mekanik tasarım, elektronik kartlar, kontrol istasyonu ve yazılım gibi temel bileşenlerinin öğrenciler tarafından geliştirilmesi de ayrı bir önem taşıyor. Hazır sistemlerin bir araya getirilmesi yerine kritik bileşenlerin ekip tarafından tasarlanması, üniversite öğrencilerinin donanım, yazılım ve yapay zekâ alanlarındaki uygulamalı mühendislik deneyimini artırıyor.
Aracın yaklaşık yüzde 80 yerlilik oranına ulaşması, su altı teknolojilerinde yerli tasarım ve üretim kapasitesinin geliştirilmesi açısından dikkat çekiyor. Projenin mevcut hâli öğrenci takımı tarafından geliştirilen bir araştırma aracı olsa da ortaya çıkan teknik bilgi, gelecekte akademik çalışmalar ve sektörel projeler için temel oluşturabilir.
Kimleri Etkiliyor?
- Deniz araştırmaları yürüten üniversiteleri ve araştırma merkezlerini
- Otonom sistemler ve su altı robotları geliştiren teknoloji şirketlerini
- Petrol, doğal gaz ve su altı boru hatları alanında çalışan işletmeleri
- Gemi inşaatı, denizcilik, makine ve elektronik mühendisliği öğrencilerini
- Mercan kayalıkları ve deniz ekosistemleri üzerinde çalışan araştırmacıları
- Endüstriyel su altı denetimi hizmeti sunan şirketleri
Olası Etkileri
Velaryon 2.0’ın saha performansı geliştirilirse araç, mercan kayalıklarının görüntülenmesi ve deniz ekosistemlerine ilişkin verilerin toplanması gibi bilimsel çalışmalarda kullanılabilir. Otonom hareket kabiliyeti, geniş su altı alanlarının daha düzenli biçimde taranmasına ve araştırmacıların ihtiyaç duyduğu görüntülerin toplanmasına katkı sağlayabilir.
Araç, su altında bulunan petrol ve doğal gaz boru hatlarının dış yüzeylerinin kontrol edilmesinde de değerlendirilebilir. Yapay zekâ sisteminin çatlak, aşınma veya biçim bozukluğu gibi sorunları tanıyabilecek şekilde geliştirilmesi, olası arızaların daha erken fark edilmesine imkân yaratabilir. Ancak bu tür görevler için sistemin endüstriyel standartlara uygun olarak test edilmesi gerekir.
Batarya ve elektronik bileşenlerin ayrı sızdırmaz bölümlerde bulunması, sistemin güvenilirliğini artırabilir. Bu yapının daha uzun süreli dalışlara uyarlanması ve enerji yönetiminin geliştirilmesi durumunda aracın görev süresi uzayabilir. Yeni sensörlerin eklenmesiyle sıcaklık, basınç, su kalitesi veya derinlik gibi farklı verilerin toplanması da mümkün olabilir.
CASMarine takımının uluslararası yarışmada elde ettiği üçüncülük, projenin akademik ve sektörel görünürlüğünü artırabilir. Bu başarı; sponsorluk, araştırma desteği ve şirketlerle ortak geliştirme çalışmaları için yeni fırsatlar oluşturabilir. Bununla birlikte Velaryon 2.0’ın ticari bir ürüne dönüşmesine ilişkin açıklanmış bir üretim veya satış planı bulunmuyor.
Proje, farklı mühendislik bölümlerinden öğrencilerin ortak çalışmasının teknoloji geliştirme süreçlerindeki önemini de gösterebilir. Benzer üniversite takımlarının otonom sistemler, robotik ve yapay zekâ alanlarına yönelmesi, Türkiye’de su altı teknolojileri konusunda yetişmiş insan kaynağının artmasına katkı sağlayabilir.