Ne Oldu?
Avrupa’nın farklı ülkelerinde faaliyet gösteren bazı sahaflar, raflarda uzun süredir bekleyen eski kitaplara yönelik sıra dışı ve toplu siparişler aldıklarını bildirdi. Siparişlerin özellikle 1970 sonrasında yayımlanmış, ISBN numarasına sahip ve çoğunlukla kurgu dışı eserlerde yoğunlaştığı öne sürüldü.
Almanya, İspanya, Hollanda ve farklı ülkelerdeki kitapçılara ulaşan siparişlerin kısa aralıklarla ve otomatik sistemlerle verildiği izlenimi oluşturması, alımların arkasında büyük ölçekli bir veri toplama çalışması bulunabileceği yönünde yorumlara yol açtı. Bazı sahaflar, her eserden yalnızca bir nüsha satın alınmasının kitapların yeniden satılmasından çok dijitalleştirilmek amacıyla toplandığı şüphesini güçlendirdiğini belirtti.
Haberlerde siparişlerin önemli bölümünün Kanada merkezli ikinci el kitap satıcısı Zoom Books tarafından verildiği ileri sürüldü. Şirket ise kitapları yapay zekâ modelleri için dijitalleştirdiği veya tarama işleminin ardından imha ettiği iddialarını reddetti. Zoom Books, satın aldığı eserleri ikinci el kitap pazarında yeniden sattığını, satılamayan nüshaların ise geri dönüşüme gönderilebildiğini açıkladı.
Bu nedenle Avrupa’daki toplu alımların doğrudan belirli bir yapay zekâ şirketi adına gerçekleştirildiği kesin olarak doğrulanmış değil. Konuya ilişkin haberler büyük ölçüde sahafların gözlemlerine, sipariş modellerine ve kitapların kullanım amacı hakkındaki değerlendirmelere dayanıyor.
Bununla birlikte teknoloji şirketlerinin basılı kitapları yapay zekâ eğitiminde kullanmak üzere satın aldığına ilişkin doğrulanmış bir örnek bulunuyor. Anthropic’in Project Panama adı verilen çalışması kapsamında milyonlarca basılı kitabı satın aldığı, ciltlerini sökerek endüstriyel sistemlerle taradığı ve dijital kopyalarını yapay zekâ modellerinin geliştirilmesinde kullandığı mahkeme sürecinde ortaya çıktı.
Anthropic’in kitapları satın alma yöntemi ile korsan dijital arşivlerden elde ettiği eserler, ABD’de açılan telif hakkı davasının temel başlıklarından biri oldu. Mahkeme, yasal yollarla satın alınan kitapların yapay zekâ eğitimi amacıyla kullanılmasını dönüştürücü kullanım kapsamında değerlendirirken, korsan kaynaklardan indirilen milyonlarca kitabın merkezi bir arşivde tutulmasını ayrı bir telif ihlali konusu olarak ele aldı.
Neden Önemli?
Büyük dil modellerinin geliştirilmesi için yüksek miktarda ve farklı alanları kapsayan metin verisine ihtiyaç duyuluyor. İnternetteki açık kaynakların yoğun biçimde kullanılması, düşük kaliteli yapay zekâ içeriklerinin çevrimiçi ortamda çoğalması ve telif davalarının artması, teknoloji şirketlerini alternatif veri kaynaklarına yöneltebilir.
Basılı kitaplar; uzmanlık bilgisi, yerel tarih, akademik çalışmalar, yemek tarifleri, biyografiler ve internette bulunmayan farklı dil örnekleri bakımından değerli bir veri kaynağı oluşturuyor. Özellikle dijital ortama hiç aktarılmamış eserler, yapay zekâ modellerinin bilgi çeşitliliğini ve dil yeteneklerini geliştirebilir.
Ancak kitapların toplu biçimde piyasadan çekilmesi, yayıncılar ve sahaflar açısından yalnızca ticari bir konu değil. Baskısı tükenmiş veya az sayıda nüshası kalan eserlerin tarandıktan sonra parçalanması, fiziksel kültürel mirasın korunması konusunda endişe yaratıyor.
Zoom Books hakkındaki iddiaların doğrulanmamış olması, konuya temkinli yaklaşılmasını gerektiriyor. Buna karşılık Anthropic örneği, basılı eserlerin yapay zekâ eğitim verisine dönüştürülmesinin yalnızca teorik bir ihtimal olmadığını gösteriyor.
Kimleri Etkiliyor?
- Sahaflar ve ikinci el kitap satıcıları
- Yazarlar, çevirmenler ve yayıncılar
- Kütüphaneler ve kültürel miras kuruluşları
- Yapay zekâ modeli geliştiren teknoloji şirketleri
- Telif hakkı sahipleri ve meslek birlikleri
- Araştırmacılar, koleksiyonerler ve okurlar
- Yapay zekâ ve telif hukuku alanında çalışan uzmanlar
Sahaflar açısından toplu siparişler kısa vadede satışları artırabilir. Bununla birlikte piyasada az bulunan kitapların aynı anda satın alınması, belirli eserlerin yeniden bulunmasını zorlaştırabilir ve ikinci el kitap fiyatlarını etkileyebilir.
Yazarlar ve yayıncılar için temel tartışma, eserlerin yapay zekâ eğitiminde kullanılması karşılığında izin veya ödeme gerekip gerekmediği üzerinde yoğunlaşıyor. Kitabın fiziksel nüshasının satın alınması, eserdeki fikrî hakların da devredildiği anlamına gelmiyor. Bu nedenle eserlerin taranması ve model eğitiminde kullanılması, ülkelerin telif mevzuatına göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Olası Etkileri
Yapay zekâ şirketlerinin temiz, güvenilir ve dijital ortamda bulunmayan verilere duyduğu ihtiyaç, basılı kitaplara yönelik talebi artırabilir. Teknoloji şirketlerinin doğrudan kitap satın almak yerine yayıncılarla lisans anlaşmaları yapması veya yasal dijital arşivlerden yararlanması daha yaygın hâle gelebilir.
Yayıncılar ve yazar birlikleri, eserlerin yapay zekâ eğitiminde nasıl kullanılabileceğine ilişkin daha açık kurallar talep edebilir. Avrupa Birliği ve ABD’de devam eden hukuki süreçler, yapay zekâ geliştiricilerinin eğitim verilerini açıklama ve hak sahiplerine ödeme yapma yükümlülüklerini etkileyebilir.
İkinci el kitap pazarındaki olağan dışı alımların sürmesi hâlinde sahaflar, büyük hacimli ve otomatik siparişlerin kaynağını daha yakından inceleyebilir. Nadir veya kültürel değeri bulunan eserler için satış öncesinde ek kontroller uygulanması da gündeme gelebilir.
Diğer taraftan kitapların dijitalleştirilmesi, erişimi zor bilgilerin korunması ve aranabilir hâle gelmesi açısından fayda sağlayabilir. Ancak dijital kopyaların yalnızca özel şirketlerin kontrolünde kalması, kamuya açık bir kültürel arşiv oluşturulmadığı sürece bilgiye erişim sorununu tamamen çözmeyebilir.
Mevcut bilgiler, Avrupa’daki bütün toplu kitap alımlarının yapay zekâ şirketleri tarafından gerçekleştirildiğini kanıtlamıyor. Buna rağmen Anthropic’in doğrulanan çalışması ve farklı ülkelerdeki sahafların bildirdiği siparişler, basılı yayınların yapay zekâ sektörünün yeni veri kaynaklarından birine dönüşebileceğini gösteriyor.