YAYIN

Türkiye Kritik Teknolojiler İçin 550 Araştırmacı Yetiştirecek

YÖK, Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı’nın ilk yılındaki başvuru ve sınav ayrıntılarını açıkladı. Yapay zekâ, siber güvenlik, bilişim teknolojileri ile donanım ve bilgisayar sistemlerinde seçilecek 550 doktora öğrencisi, araştırma üniversitelerinde eğitim görürken araştırma görevlisi olarak da istihdam edilecek.

İçindekiler Ne Oldu? Neden Önemli? Kimleri Etkiliyor? Olası Etkileri Kaynaklar
Türkiye Kritik Teknolojiler İçin 550 Araştırmacı Yetiştirecek

Ne Oldu?

Yükseköğretim Kurulu, Türkiye'nin kritik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu nitelikli araştırmacı sayısını artırmak amacıyla hayata geçirilen Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı için başvuru ve sınav sürecinin ayrıntılarını açıkladı.

29 Ağustos 2026 tarihinde duyurulan uygulama ayrıntılarına göre programın ilk yılında toplam 550 genç araştırmacının yetiştirilmesi planlanıyor. Beş yıllık programın sonunda ise yaklaşık 3 bin araştırmacının Türkiye'nin bilim ve teknoloji ekosistemine kazandırılması hedefleniyor.

İlk dönemde dört temel teknoloji alanına odaklanılacak: Yapay Zekâ ve Akıllı Sistemler, Siber Güvenlik, Bilişim Teknolojileri ile Donanım ve Bilgisayar Sistemleri. Programa kabul edilen öğrenciler doktora eğitimlerini sürdürürken aynı zamanda araştırma görevlisi olarak istihdam edilecek.

YÖK'ün son açıklamasına göre araştırmacılar 23 araştırma üniversitesinde eğitim alacak. Böylece doktora eğitimi, bilimsel araştırma ve akademik istihdam aynı program içerisinde bir araya getirilecek.

Programa başvurular 8-22 Eylül 2026 tarihleri arasında YÖK'ün Öncelikli Alanlardaki Doktora Programlarına Başvuru Sistemi üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Adaylara ilan edilen programlar arasından en fazla iki farklı alanda toplam beş tercih hakkı verilecek.

Bilgisayar, yazılım, elektrik-elektronik, yapay zekâ, mekatronik, makine, endüstri, malzeme, enerji, havacılık ve uzay gibi mühendislik alanlarının yanı sıra matematik, istatistik, bilgisayar bilimleri ve bilişim sistemleri gibi bölümlerden mezun adaylar ilgili kontenjanlara başvurabilecek.

Belirlenen şartlara göre tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk ve mimarlık gibi farklı disiplinlerden gelen adayların da bazı programlara başvuru yapabilmesi mümkün olacak. Amaç, farklı uzmanlık alanlarından gelen araştırmacıları Türkiye'nin stratejik teknoloji öncelikleriyle buluşturmak.

Yapay Zekâ Adaylarına Büyük Dil Modelleri Sorulacak

Programa kabul sürecindeki merkezi yazılı sınav 28 Kasım 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Merkezi sınavdan 70 puanın altında alan adaylar başarısız kabul edilecek.

Sınavın yüzde 50'si tüm adayların katılacağı ortak temel modülden, kalan yüzde 50'si ise başvurulan teknoloji alanına yönelik özel modülden oluşacak.

Yapay zekâ alanındaki sınav kapsamında makine öğrenmesi, yapay sinir ağları, büyük dil modelleri, Transformer mimarisi, güvenilir yapay zekâ ve açıklanabilir yapay zekâ gibi güncel konular bulunacak.

Siber güvenlik alanında kriptografi, kimlik doğrulama, tehdit modelleme, ağ güvenliği ve yazılım güvenliği değerlendirilecek. Bilişim teknolojileri tarafında programlama, veri tabanları, bulut bilişim ve yazılım yaşam döngüsü; donanım ve bilgisayar sistemlerinde ise bilgisayar mimarisi, mikroişlemciler, yüksek başarımlı hesaplama ile gömülü ve gerçek zamanlı sistemler sınav konuları arasında yer alacak.

Adayların nihai başarı puanı yalnızca merkezi sınava bağlı olmayacak. Merkezi yazılı sınavın yüzde 30'u, lisans mezuniyet notunun yüzde 25'i, ALES puanının yüzde 25'i ve yabancı dil puanının yüzde 20'si değerlendirmeye dahil edilecek.

Programa yerleşen adayların araştırma görevlisi kadrolarına atamaları ilgili üniversiteler tarafından yürürlükteki mevzuat doğrultusunda gerçekleştirilecek. Lisans mezunları için bütünleşik doktora modeli uygulanabilecek ve gerekli durumlarda bilimsel hazırlık programı oluşturulabilecek.

Neden Önemli?

Türkiye'nin yapay zekâ ve diğer kritik teknolojilerde büyümesi yalnızca veri merkezi, çip ve yazılım yatırımlarına bağlı değil. Bu teknolojileri geliştirebilecek uzman araştırmacıların yetiştirilmesi de uzun vadeli rekabet gücünün temel unsurlarından birini oluşturuyor.

Yeni program özellikle bu noktaya odaklanıyor. Araştırmacıların doktora eğitimi sırasında aynı zamanda araştırma görevlisi olarak çalışması, akademik eğitim ile profesyonel araştırma faaliyetlerinin daha yakın biçimde yürütülmesini sağlayabilir.

Programın yapay zekâ bölümünde büyük dil modelleri, Transformer mimarileri ve güvenilir yapay zekâ gibi güncel alanların doğrudan yer alması da dikkat çekiyor. Bu alanlar bugün ChatGPT, Gemini ve Claude gibi gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin temel teknolojileri arasında bulunuyor.

Siber güvenlik ve yüksek başarımlı hesaplama gibi alanların aynı program içerisinde desteklenmesi ise yapay zekânın ihtiyaç duyduğu daha geniş teknoloji ekosisteminin birlikte geliştirilmesini hedefliyor.

YÖK, programla üniversitelerde ortaya çıkan bilimsel çalışmaların yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmamasını; bilginin teknolojiye, ürüne, patente ve ekonomik değere dönüşmesinin hızlandırılmasını amaçlıyor.

Kimleri Etkiliyor?

  • Yapay zekâ alanında doktora yapmak isteyen öğrenciler
  • Bilgisayar ve yazılım mühendisleri
  • Siber güvenlik uzmanları ve araştırmacıları
  • Elektrik-elektronik ve bilgisayar mühendisliği mezunları
  • Matematik, istatistik ve bilgisayar bilimleri mezunları
  • Araştırma üniversiteleri
  • Yapay zekâ ve ileri teknoloji şirketleri
  • Nitelikli teknoloji çalışanı arayan kamu ve özel sektör kuruluşları

Olası Etkileri

Programın planlandığı şekilde uygulanması, Türkiye'deki yapay zekâ ve siber güvenlik araştırmacısı havuzunun genişlemesine katkı sağlayabilir. Beş yılda yaklaşık 3 bin araştırmacının yetiştirilmesi, özellikle ileri uzmanlık gerektiren teknoloji alanlarında insan kaynağı kapasitesini artırabilir.

Araştırmacıların doktora sırasında üniversitelerde istihdam edilmesi, başarılı öğrencilerin akademik araştırmalara daha erken katılmasını sağlayabilir. Bu model aynı zamanda genç araştırmacıların doktora sürecinde ekonomik ve akademik açıdan daha sürdürülebilir bir kariyer oluşturmasına yardımcı olabilir.

Üniversitelerde geliştirilen çalışmaların teknoloji şirketleri ve sanayi kuruluşlarıyla buluşması durumunda programın etkisi akademinin dışına da taşınabilir. Yapay zekâ modelleri, siber güvenlik teknolojileri, yüksek başarımlı bilgisayar sistemleri ve yeni yazılım ürünleri gibi alanlarda yeni projelerin ortaya çıkması mümkün olabilir.

Program Türkiye'deki teknoloji girişimleri açısından da önem taşıyor. Yapay zekâ şirketlerinin büyümesindeki temel sorunlardan biri gelişmiş modeller ve altyapılar üzerinde çalışabilecek uzman çalışanlara erişim. Araştırmacı sayısının artması, uzun vadede yerli teknoloji şirketlerinin ihtiyaç duyduğu yetenek havuzunu genişletebilir.

Bununla birlikte programın gerçek etkisi yalnızca yetiştirilen araştırmacı sayısıyla ölçülemeyecek. Araştırmacıların ortaya koyacağı bilimsel çalışmaların ürüne dönüşmesi, özel sektörle iş birliklerinin kurulması ve yetişmiş insan kaynağının Türkiye'deki teknoloji ekosisteminde tutulabilmesi belirleyici olacak.

Yapay zekâ, siber güvenlik ve ileri bilgisayar sistemlerinin aynı insan kaynağı programında önceliklendirilmesi, Türkiye'nin teknoloji politikasında altyapı yatırımlarının yanında uzman araştırmacı yetiştirmeyi de stratejik bir kapasite alanı olarak konumlandırdığını gösteriyor.

Kaynaklar

Bağlantı panoya kopyalandı.