Ne Oldu?
Türkiye'nin 2026-2030 dönemini kapsayan Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında kurulması planlanan yapay zekâ büyüme bölgeleri ve yapay zekâ fabrikalarına ilişkin uygulama hedefleri netleşmeye başladı.
29 Ağustos 2026 tarihinde Anadolu Ajansı tarafından paylaşılan ayrıntılara göre Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek programla, büyük ölçekli veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarının ihtiyaç duyduğu enerji, arazi ve telekomünikasyon altyapısının önceden hazırlandığı özel bölgeler oluşturulacak.
Bu bölgelerin içerisinde birden fazla şirketin aynı altyapıdan yararlanabileceği çok kiracılı yapay zekâ fabrikaları kurulacak. Fabrikaların büyük ölçekli hesaplama kapasitesini veri alanları, model geliştirme araçları, test ortamları, teknik destek ve ürünleştirme hizmetleriyle bir araya getirmesi planlanıyor.
Programın ilk önemli takvimi de belirlendi. Bir yıl içerisinde ilk yapay zekâ büyüme bölgesinin ilan edilmesi ve öncü yatırımcıların seçilmesi hedefleniyor. 2027 sonuna kadar en az bir bölgenin ilk faz kapasitesiyle faaliyete geçirilmesi planlanıyor.
2028 sonuna kadar ise en az 5 yapay zekâ büyüme bölgesinin ilan edilmesi ve bunlardan en az üçünün faaliyete geçmesi öngörülüyor. Aynı dönemde en az üç bölgesel mükemmeliyet merkezi ile altı erişim noktasının açılması hedefleniyor.
Yapay zekâ fabrikalarının yalnızca büyük teknoloji şirketlerine hizmet vermesi planlanmıyor. Öncü yatırımcı ve işletmecilerden KOBİ'ler, girişimler ve araştırmacılar için hesaplama kapasitesi ayırmaları, mentörlük sağlamaları ve bulundukları bölgedeki teknoloji ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmaları beklenecek.
Programın finansman tarafında ise iki aşamalı bir yapı kurulacak. Ulusal Yapay Zekâ Araştırma Fonu üzerinden temel ve uygulamalı araştırmalar ile erken aşamadaki projelere en az 10 milyar lira kaynak aktarılması hedefleniyor.
Ürün-pazar uyumunu kanıtlayan veya araştırma aşamasından çıkarak ölçeklenmeye başlayan yerli girişimler için ise 15 milyar liralık Yapay Zekâ Büyüme Fonu oluşturulacak. Bu fonla en az 20 yapay zekâ girişiminin yatırım süreçlerine katkı sağlanması planlanıyor.
KOBİ'lere yönelik ayrı bir destek mekanizması da devreye alınacak. İlk 12 ay içerisinde en az 1000 yapay zekâ kuponunun tahsis edilmesi ve desteklenen projelerin en az yarısının sahada pilot uygulamaya taşınması hedefleniyor.
Daha geniş altyapı hedefinde ise Türkiye'nin yapay zekâ ve veri merkezi alanlarında 2030'a kadar en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı yatırımı harekete geçirmesi ve veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkarması planlanıyor.
Neden Önemli?
Gelişmiş yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması yüksek miktarda hesaplama gücü gerektiriyor. Bu nedenle GPU kapasitesi, veri merkezleri ve enerji altyapısı artık yapay zekâ ekosisteminin temel rekabet unsurları arasında bulunuyor.
Büyük teknoloji şirketleri kendi veri merkezi altyapılarını oluşturabilirken girişimler, KOBİ'ler ve araştırmacılar için aynı ölçekte hesaplama kaynaklarına erişmek çok daha maliyetli olabiliyor. Yapay zekâ fabrikaları bu altyapının ortak kullanıma açılması yoluyla söz konusu maliyet ve erişim sorununu azaltmayı hedefliyor.
Türkiye açısından programın bir diğer önemli tarafı, yapay zekâ yatırımlarını yalnızca yazılım geliştirme faaliyetleriyle sınırlamaması. Enerji altyapısı, veri merkezleri, hesaplama kapasitesi, araştırma fonları, girişim sermayesi ve ürünleştirme süreçlerinin aynı strateji içerisinde ele alınması planlanıyor.
Yapay zekâ büyüme bölgelerinin enerji ve yüksek kapasiteli fiber bağlantı altyapısının önceden hazırlanması da büyük ölçekli yatırımların hayata geçirilme süresini kısaltabilir. Hızlandırılmış izin ve ruhsat süreçlerinin uygulanması halinde veri merkezi yatırımcıları açısından Türkiye'nin rekabet gücü artabilir.
Program aynı zamanda yerli yapay zekâ girişimlerinin küresel ölçekte büyümesi için ihtiyaç duyduğu finansman zincirini güçlendirmeyi amaçlıyor. Araştırma aşamasındaki projelerin ayrı bir fonla, ölçeklenmeye başlayan şirketlerin ise büyüme fonuyla desteklenmesi fikirden ticari ürüne uzanan sürecin farklı aşamalarına finansman sağlanmasını mümkün kılabilir.
Kimleri Etkiliyor?
- Türkiye'deki yapay zekâ girişimleri
- KOBİ'ler ve teknoloji şirketleri
- Yapay zekâ araştırmacıları ve üniversiteler
- Veri merkezi yatırımcıları ve işletmecileri
- Bulut bilişim ve hesaplama altyapısı sağlayıcıları
- Risk sermayesi ve teknoloji yatırım fonları
- Yapay zekâ tabanlı ürün geliştiren sanayi şirketleri
- Enerji ve telekomünikasyon altyapısı sağlayıcıları
Olası Etkileri
Yapay zekâ fabrikalarının planlandığı şekilde faaliyete geçmesi, özellikle kendi yüksek performanslı hesaplama altyapısını kuracak finansal güce sahip olmayan girişimlerin daha gelişmiş modeller geliştirmesine yardımcı olabilir.
Ortak hesaplama altyapısının veri, test ve ürünleştirme hizmetleriyle birlikte sunulması, girişimlerin fikir aşamasından çalışan prototiplere daha hızlı geçmesine olanak sağlayabilir. İlk 12 ayda dağıtılması planlanan 1000 yapay zekâ kuponu da küçük işletmelerin bu dönüşüme katılımını hızlandırabilir.
Programın başarıya ulaşması durumunda Türkiye'nin veri merkezi pazarına yönelik uluslararası yatırımlarda da artış yaşanabilir. Enerji ve telekomünikasyon altyapısı hazırlanmış özel bölgeler, yatırımcıların yeni veri merkezi projelerindeki kurulum süreçlerini kolaylaştırabilir.
15 milyar liralık Yapay Zekâ Büyüme Fonu ise yerli girişimlerin erken aşamadan çıktıktan sonra karşılaştıkları ölçeklenme finansmanı sorununu azaltabilir. Fon kapsamında kullanılan her birim kamu kaynağı karşılığında en az iki birim özel sermayenin harekete geçirilmesi hedefleniyor.
Programın ekonomik etkisi yalnızca yapay zekâ şirketleriyle sınırlı kalmayabilir. Veri merkezi yatırımlarındaki büyüme; enerji, telekomünikasyon, soğutma sistemleri, sunucu altyapısı ve yüksek hızlı ağ teknolojileri gibi bağlantılı sektörlerde de yeni talep oluşturabilir.
Bununla birlikte hedeflerin gerçekleşmesi, gerekli enerji ve hesaplama altyapısının zamanında kurulmasına, özel sektör yatırımlarının programa katılımına ve KOBİ'lerin sağlanan kaynakları ticari ürünlere dönüştürebilmesine bağlı olacak.
Planlanan altyapı ve finansman mekanizmalarının takvime uygun biçimde uygulanması halinde Türkiye, yalnızca yapay zekâ teknolojilerini kullanan bir pazar olmak yerine yerli modellerin, ürünlerin ve yapay zekâ şirketlerinin geliştirildiği daha büyük bir üretim ekosistemi oluşturma fırsatı yakalayabilir.